bol sekerli bir turk kahvesi lutfen...

NHY’na=)

Facebook’ta kendisine bildirim gelince ”Gene kim rezil etti beni yaa!” diyen bir arkadaşım var.

Ve bu arkadaşımla senkronize gülmemiz gibi bir durum söz konusu. Çift sesli koro gibiyiz!

Hayatı yaşamaya değer kılıyor, ne diyeyim…

Haklısın George! 
30 yaşında emekli olup kendimizi sanata adamanın yolunu bulmalıyız.

“Ben kendi söylediklerimden sorumluyum, sizin anladıklarınızdan değil.”
Murathan Mungan  (via cigdemaygun)

(aitolmak gönderdi)

“hiç kimsenin sizi anlamadığını düşündüğünüz gün, hiç kimsenin egosuna malzeme olmadığınızı gördüğünüz gündür…”
— Eren Erdem
bazen bu fotoğraftaki kız gibi odun olduğum zamanlar oluyor, ve ben zamanı deli gibi geriye döndürme isteği duyuyorum!

bazen bu fotoğraftaki kız gibi odun olduğum zamanlar oluyor, ve ben zamanı deli gibi geriye döndürme isteği duyuyorum!

(Kaynak: birazhuzurlutfen)

Güçlü kadınlar vardır her işlerini kendileri halletmeye çalışan.. Anne babaları tarafından böyle yetiştirilen. Onlar kendi paralarını kendileri kazanmak isterler. Evdeki tüm tamirat tadilat işlerinden anlarlar. Bir erkeğe mecbur kalmadan da hayatlarını devam ettirebilirler. Faturalarını kendileri yatırırlar. Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar. Hatta etraflarının yükünü de üstlenirler.
Özgürlüğü severler dik durmayı da güçlüdürler çünkü…

Âşık olduklarında hissederek yaşarlar. Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük beklentilere de girmezler. Sevdiklerine problem çıkarmazlar. Bütün gün çalışıp durduktan sonra akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım dediğinde hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden almalarına gerek kalmadan o her neredeyse onun olduğu yere giderler.

Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları sıkıntıdan yansıtmazlar çünkü. Para var mı işyerinde sıkıntı mı oldu birine canı mı sıkıldı hiç bunlarla yormazlar birlikte
oldukları erkeği. Çünkü istemezler kimse onlara acısın. Sonra da bir bakarlar ki bu kadar dik durmanın ve sorun çıkarmamanın karşılığında gerçekten de kimse onlara acımaz. Bu durum zamanla gelenekselleşir ve acınmama ile sorun çıkarmama hali yaşam tarzına dönüşür. Ezkaza dayanamayıp sorunlarını paylaşmaya kalksalar bu sefer de sorunlu kadın kaprisli kadın tahammül edilmez kadın damgasını yerler. Bu yüzden de terk edildiklerinde bile hiç seslerini çıkarmaz bu güçlü kadınlar!

Terk eden erkek de bilir onun ne kadar güçlü olduğunu ve onsuz da yaşayabileceğini içinde yaşadığı fırtınalardan bihaber. Sonra bir dosttan eşten ya da tanıdıktan duyarlar ki onu terk eden gitmiş erkeğe muhtaç yaşamak zorunda olan biriyle beraber olmaya başlamış. Erkekler çok severler böyle kadınları. Birinin ona muhtaç olduğunu görmek bir çok duygusunu okşar erkeğin. Onlara kendini erkek gibi hissettirir! Bu zayıf kadınlar erkeklere bağımlıdır.

Mesela fatura filan yatıramazlar anlamazlar çünkü. Nereden yatırılır onu da bilmezler. Ev ya da yemek alışverişi de yapmazlar çünkü taşıyamazlar onca torbayı. Hep yorgun olurlar bütün gün spor salonları kuaför o mağaza bu mağaza gezerler. Akşama yemek yapmaya fırsat bulamazlar. Akşam eşleri eve geldiğinde bugün nereye yemeğe gidelim diye sorarlar. En kötü ihtimal dışarıdan yemek söylerler. Zayıf kadınlar doğurdukları çocuğa bakacak gücü de kendilerinde bulamazlar
pamuklar içinde yaşamaya alışmışlardır bir kere. Kendilerini hep altın tepsi içinde sunarlar. Huysuzluk da ederler ama bu erkeğin hoşuna gider çünkü kadın ona muhtaçtır söylenmeyen güçlü kadının aksine hiçbir şeyi beğenmedikleri gibi devamlı da mutsuzdurlar. Pek teşekkür etmezler kıskançlık krizlerini de severler Kocasının ve sevgilisinin hayatlarını karartırlar. Erkekler bu kadınları asla terk edemezler.

Çünkü o güçsüz kırılgan bir kadındır. Ayrılırsa kurda kuzuya yem olur. Koruyup kollanmalıdır her an o!.

Zayıf kadınlar hiç çökmez buruşmaz ve yıpranmazlar. Ancak işin ilginç yanı her zaman daha değerli olanlar da onlardır. Ve geride kalan güçlü kadınlar tüm bunların nasıl gerçekleşebildiğine sadece bakakalırlar.

— Aylin Kotil Sarıgül
Bu fotoğraf arkadaşım morkız T’ye hediyem olsun.

Bu fotoğraf arkadaşım morkız T’ye hediyem olsun.

(Kaynak: birazhuzurlutfen)

“Kadınlar, annelerine yöneltemedikleri haklı öfkeyi kendi bedenlerinden çıkarırlar. Babalarına yöneltemedikleri haklı öfkeyi ise onları seven erkeklerden.”
— Beşpeşe
hmm mantıklı…

hmm mantıklı…

(Kaynak: birazhuzurlutfen)

“Öncesinde yakın olduğun insanlarla artık yakın olmak istemezsin.
Bu kadar basit.
Çünkü gözün aydınlanmıştır.
Bu kadar basit.”